İtalyan Gecesi

IMG_0091

IMG_4148

IMG_4149

IMG_4156

IMG_4157

IMG_4158

IMG_4163

IMG_4169

IMG_4175

IMG_4177

 

IMG_4179

IMG_4188

IMG_4193

IMG_4199

IMG_4202

IMG_4224

IMG_4249

IMG_4255

IMG_4258

IMG_4281

IMG_4338

IMG_4354

IMG_4367

IMG_4375

IMG_4378

IMG_4410

IMG_4415

IMG_4422

IMG_4428

IMG_4550

 

Günler günler önceydi. Bahçede ince bir triko ile durabileceğin sonbaharın ilk günleriydi. Biz 4 hanımefendi hiçte uzmanı olmadığımız İtalyan mutfağını denemeye karar vermiştik. Adamlar korkuyordu ,’bunlar bize ne yedirecek , Türk mutfağının , tarhana çorbasının suyumu çıkmıştı ki elin İtalyanının deniz mahsullü risottosuna kalmıştık’ bakışı ile etrafta dolaşıyorlardı. Remzi kendini sağlama almıştı , ‘Lazanyasını’ yapıp getirmişti. Mehmet bir yazını harcayarak yaptığı fırının başında sıcak terler döküyordu, inat etmişti ‘o fırın kolay yanmaz , hehehe’  diyen herkese inat o fırını yakacaktı ve en azından ekşi mayalı ekmeği pişirmeyi sağlayarak kendini güvenceye alacaktı, yavan mavan yerdi. En suskunu Bahadır’dı , belki en tedirgin olanı, kuru fasulye pilav olaydı, bu ne arkadaş yaa bakışı tüm gece gözlerinden gitmemişti … Fırat her bi şeye muhalefet olmak ile meşguldü, arada gelip ‘acıktık , ölüyoruz ya ‘ diye tehditler savuruyordu.

Kızlar mutlu ve şaşkındı , ‘şefim soğanlar hazır ,şimdi ne doğruyoruz ‘ diye soruyorlardı. Didem ısrarla ‘küp küp doğra işte’ kısmına takılıyordu , ‘ nasıl küp küp , küçük mü , büyük mü , bak orta boyda doğrayabilirim ‘ diye onlarca defa soruyordu . Ve her defasında umarsızca ‘doğra işte yeaa ‘ cevabına maruz kalıyordu.

Etrafta minnoş bir tatlış geziniyordu ama bu Buse değildi , Buse 2 yaş sendromu çekilişinden ‘çirkef ‘ i çekmişti ve babanesinin telefonundan bize ‘gelmeyin , beni almayın ‘diye bağırıyordu. Yapacak bi şey yoktu, kendi kaybetmişti ,avcı usulü tavuğu kaçırıyordu.Oyuncakları istila altındaydı Doğa güzelliği tarafından . Doğa huzurluydu çünkü  Buse çirkefi ortalıkta yoktu . Koca bahçe onundu …

Yemekler pişmiyordu, bir türlü pişmiyordu… Risottoya neler oluyordu kimse anlamıyordu, Zuhal sürekli soruyordu ‘ daha önce yapmıştın di mi ? ‘ ,Serra cevap veriyordu ‘ben bir risotto yaparım , hiç bir İtalyan öyle yapamaz ‘ diyordu , gerçekten öyle risotto yapan İtalyan iyi ki de yoktu. Yemekler pişmedikçe bahçeden , fırının başından homurtular yükseliyordu. ‘erkekler neden böyle aceebee ‘ muhabbeti çakırkeyif olmaya başlayan hanımların arasında iyice koyulaşıyordu.

Remzi lazanyasına çok güveniyordu, tuzu kuruydu , sürekli fotoğraf çekiyordu ama ‘böylede çek bi, ayy dahili flashla olmuyor anacım , flu bu fotoğraf , ben sana beni almadan çek ‘ demedim mi çirkefliklerinden ötürü son derece bunalıyordu. Ama fotoğrafçılık oynamaktan da vazgeçemiyordu.

Mehmet elinde fırın küreği ile beklemekteydi. O ‘ançüezli pizza’nın çıkmasını bekliyorum ‘desede Serra gerçeği biliyordu ve daha çok telaş yapıyordu , telaş yaptıkça yemekler daha da geçe kalıyordu. Bengi Su açlıktan rengi atmış ama halen son derece pozitif bir gülümseme  ile ‘olsun ya , ben tam İtalyan usulü tiramisu yaptım , ekmek bulamıyorsak onu yeriz ‘diyordu. Serra ‘panik yapmayın , bu kitaptaki tarifler en iyisi ‘ diyordu.

Ama aslında hepsi biliyordu masada ‘pate‘ nin olup olmaması önemli değildi, onlar dostluk şarabından içmişlerdi , aynı masada sadece kızarmış ekmek bile yemek güzeldi. Arkadaşlık güzel şeydi. Kahkahalarla , yarınlardan ümitle bahsederek , ‘bunu daha sık tekrarlamalıyız’ diyerek aynı masada saatlerce sohbet etmek bile güzeldi.

Zaten bu yazıyı blog sahibi neden yazmıştı ki ? Her geçen gün yalnızlaştığımız hayatlarımızda ‘anlaşabildiğiniz’  , ‘takım tutar gibi parti tutup siyaset yapmadığınız’ , çok gülüp çok konuştuğunuz , aynı masada olmaktan çok keyif aldığınız dostlarınız varsa onları sakın bırakmayın demek için yazmıştı bu yazıyı.

Pinterest , yemek kitapları ve baktığınız her yerden aldığınız ilham ile çok keyifli sofralar hazırlamak için , o sofraların baş köşesine dostlarınızı oturtmanız için yazdı.

Yoksa , tarif yok bişi yok, bildiğin sosyal medya aile albümü olmuş bu yazı …

Sevgiyle ve dostlarınız ile kalmanız dileğiyle..

 

 

Reklamlar

8 yorum

  1. Yaşasın enerjisi ile birbirini tamamlayan arkadaş grupları ♥ Bayıldım renklere, şarap içen güzel kadınlara, yemeklere, emek verilmiş fırına, içinde fesleğen olan konserve kutusuna. Ve size! Harikasınız! Nice keyifli sofralarınız olsun!

    Beğen

    1. Belki bir gün böyle bir sofrada senin için hazırlarım , ne güzel olur di mi ?

      Beğen

  2. çok güldüm okurken, Allah iyiliğinizi versin e mi ;DDD
    dostluğunuz daim, sofranız hep şenlikli olsun kuzum…

    Beğen

    1. Ve hep beraber çok güzel sofralarımız olsun , beraber ürettiğimiz , güldüğümüz , anlattığımız :)

      Beğen

  3. bayıldım hepinize

    Beğen

  4. Ben bu yayına bayıldım,fotoğraflar şahane,keyfiniz özendirici.,her şey çook güzelll

    Beğen

  5. Ne güzel ne keyifli bir yazı be eğlenceli bir akşam olmuş. Sen çok kreatif bir arkadaşsın. Üstelik bulaşıcı da sendeki bu kreatiflik:))

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: